Geçtiğimiz hafta, bir web girişimcisinin, Türkiye’de iş yaparken dikkat etmesi gereken bazı önemli konuları içeren Botego deneyimlerimi şu yazıda paylaştım. Bu konuların en başında, size ortaklık teklifiyle gelen ve şirket kurma çalışmalarına başladığınız bir yatırımcıya, ne kadar güvenirseniz güvenin en azından yazılı bir protokol imzalatmak gereği vardı. Deneyimlerime göre böyle bir protokol imzalanmadığı zaman, yatırımcı kişi proje sahibini projenin dışına itebiliyor ve katkısını yok saymaya çalışabiliyordu.
Bu yazının üzerine Ekim Nazım Kaya, yazımda kendisine hakaret ve iftira ettiğimi, bu nedenle yasal yollara başvuracağını duyurmuştu. Dava açmak herkesin hakkıdır ama bir talebim olmayan ve sadece başımdan geçenlerden çıkarttığım dersleri paylaşmak için yazdığım yazıya gelen bu temelsiz tepkiyi bir savunma stratejisi olarak görüyorum. Webrazzi de yürütülen tartışmada (tartışmaya kapatıldı) kendilerine gelen eleştrilerin önü “bence yorum yaparken 2 kere düşünün çünkü yargıya intikal etmek üzere olan bir konuda yorum belirtiyorsunuz..” diyerek kesilmiş. Ekim kendi twitter hesabında ve friendfeed‘de duyuru yaparak (edit: Ekim twitter ve friendfeed hesaplarını private hale getirmiş ve blogundan webrazzi makalesini silmiş), Botego olarak yapacakları yasal başvurunun wordpress’i kapattıracağı endişesini dile getirmiş. Olayın yasal mercilere taşınacağı duyurulmuş ama Botego’nun bana tepki verme süreci burada bitmemiş. Keşke bitseydi diyorum çünkü işler genel mantık sınırlarından çıkmaya ve kişisel saldırılarla düşmanlık noktasına getirilmeye başlandı. Beni hakaret ve iftira etmekle suçlayan şirket, akıl almaz çıkışlarla kendisini garip bir duruma soktu.

Posted by denizoktar