Aman yavrum allah korusun !

İlginç ve dolu dolu bir gün yaşadım. Sol ayağımı buzlu suda dinlendirirken, bu gün başımdan geçenleri paylaşmak istedim.

İşte bugün yapacaklarımın listesi:

1- Turkcell Teknoloji nin staj için istediği fantastik belgeleri toplamak için okula-adliyeye-verem savaş a git.
2- Maçı izle

Ve motor! :

(hızlıca geçen bölümler önemsiz atlayabilirsiniz)

Sabah kalktım veremsavaş ve adliyeden belgeleri toplamak için tilt topu gibi bir oraya bir buraya gittim. 4 saatlik maraton sonunda valilik vs.. derken yaklaşık 7-8 noktaya uğradım. Sıcaktan pişmiş biçimde son defa verem savaşa girerek sağlık belgesini almam gerekiyordu.

Verem savaşa girerken arkamdan bir ses duydum

Aman yavrum allah korusun başına iş gelmesin !

(devamı var)

Acaba birşeyler isteyen bir teyze mi diye düşünürken, kadının sadece elimdeki kask yüzünden endişelendiğini anladım. “Yavrum sadece kafanı koruyorsun başka yerlerine birşey olmaz mı ?” dedi.

“Haklısın teyze normalde tüm vucudun korumaları var ama çok sıcak diye giyemedim” dedim. Aman yavrum dikkat et falan dedi ve gitti. Ben de teşekkür edip yoluma devam ettim. Bu olay aklıma takıldı bir miktar düşündüm.

Neyse şu ana kadarkiler biraz sıkıcıydı. Gelelim devamına:

Akşam olduğunda maçı arkadaşlarda izlemek için,çekirdek-kolay siparişlerini de alarak motorla yola çıktım. Maça 10 dakika kala yolda giderken, solda trafikte durmuş dolmuş işe sağda parketmiş aracın arasından geçmeye karar verdim

**dın-dın-dın***

0. saniye: Aradaki mesafeye baktım ve o aradan geçmenin uygun olduğunu düşündüm.
1. saniye: Aradan geçmeye başlamıştım
1.2 saniye: soldaki dolmuş hala beklemedeydi
1.2 saniye: Sağdaki tofaş marka aracın içerisinde sürücü koltuğunda bulunan adam sağ koltuğa doğru eğildi
1.7 saniye: Muhtelemen o adam sağ koltuktan bir cisim aldı.
1.8 saniye: Sağ tarafına bakmaya devam eden adam sol eliyle kapı kolunu tuttu
1.9 saniye: Adam kapıyı açmaya başladı
2.0 saiye: Kapının açılmaya başladığını farkettim.
2.0 saniye: Eğer adam kapıyı açmaya devam ederse çarpmam kesin gibiydi.
2.1 saniye: frenlere hamle yaptım.
2.3 saniye: o kapı üzerime açıldı. Adam sağa bakan kafasını sola çevirmeye başlamıştı
2.4 saniye: Çarpışma kaçınılmazdı.
2.5 saniye: kapı sağ tarafıma çarptı ve motor sola doğru yaslandı
2.6 saniye: sol taraftaki minibüsle kapı arasında sıkışmaya başladım
2.6-3.2 saniye: minibüsle kapının arasında sıkışarak ilerlemeye devam ettim. Ben ilerledikçe kapı daha da açılıyor ve daha da sıkışıyordum ancak motor hemen durmuyordu. İşin kötüsü ayağım araya sıkışmıştı.
3.5 saniye: “akşam akşam başıma iş açtın” diyerek tofaş sürücüsü arabadan fırladı
3.7 saniye: adam kendine geldi ve “birşeyin var mı iyi misin” demeye başladı.
3.8 saniye: “gel şöyle aşağı in” benzerı tepkıler vermeye başladı çevredeki insanlar. Ancak ayağım sıkışıktı
3.9 saniye: “ayağım sıkıştı” yı diyebildim.
4-9 saniye : ayağımı kurtardık ve motordan indim.

1- Korumalı motor çizmem vardı. Hava 36 derece olmasaydı da onu giyseydim keşke. Ama yine de korumalı sayılabilecek bir ayakkabı giymiştim. Ayağım kırılmadı, ama kırılabilirdi sadece güzelcene ezildi

2- polisler o sırada yanımızdan geçiyorlardı. Durdular, motoru çekin köşeye falan dediler çektik. hatta otoparka götürün buradan çalınır ekip gelince getirirsiniz dediler. Sarıyer küçük biryer. Herkes birbirini tanıyor. Bizim evin karşısındaki internet kafenin sahibi geldi ve çok yardımcı oldu. Kazayı yapan 3 kişinin ortak noktası o internet kafe sahibi oldu. bir köşeye oturdum. Ayağımda birkaç sıyrık var ve şişiyor. Hatta morarıyor. Polisler karakola gidelim dediler. Polisin tekine kolumu atarak seke seke karakola gittim.. Karakolda “yaralandım derseniz 5 saatlik iş var nasıl istersiniz” dediler. Yaralanmayı yazmayın ciddi birşey değil dedim.

Neyse maçın ilk golünü karakolda tek ayak üzerinde elimde buz torbasıyla izledim.

işimiz bitti oradan çıktım hastaneye gittim. rontgen çektik, rontgen olmadı tekrar çektik

maçın bir 10 dakikasını daha izleyebildim bu sayede.

Daha sonra halam ve bir arkadaşı geldi. Olayın olduğu mekanda ben, dolmuş şöförü, diğer aracın sürücüsü, halam, arkadaşı ve 4-5 sarıyerli oturup polislerin gelmesini beklerken maçın son 10 dakikasını izledik. Ortalığı kaplamış depresif kaza havası, türkiye gol atınca kaza yaptığım adamlarla birlikte ortaklaşa ortaya koyduğumu sevinç gösterilerine dönüştü. Almanyanın golüyle eski havamıza jet hızıyla geri döndük.

Yani bu sayede

maçın ilk 2 golünün oludğu 10 dakikayı karakolda
ikinci yarının başındaki 10 dakikayı hastanede
son 10 dakikayı da pastanede

izleyebildim.

Neyse büyük bekleyiş sonuda trafik polisleri geldi ve şöyle dediler

“Motoru ve dolmuşu hareket ettirtmişsiniz tutanak tutamayız”

-“e diğer polisler buradan çekin trafikte durmasın sonra getirirsin dedil” dememize rağmen laf dinletemedik. Tutanak tutmaya gelen trafik polislerine Sarıyerli devriye polisleri gösterip “bunlar bize çekin dedi” deyince, sarıyer devriye polisleri dut yemiş bülbüle döndüler ve cep telefonlarıyla konuşuyor numarası yaparak olay yerinden uzaklaştılar.

Tam bu sırada, o demin maç izleyen 4-5 sarıyerli gençten 2 si kavga etmeye başladı. Hem de polislerin hemencecik yanında. bir 10 dakika da kavga izlemiş oldum.

Sarıyerli “abi” lerden birisi bize “motoru çekin” diyen ve daha sonra trafik polisleri gelince ortadan kaybolan birşey diyemeyen polise bağırdı çağırdı. Adama demediğini bırakmadı. Haklıydı da biraz hani.

Eve geldikten 1 saat sonra ise, ev arkadaşım ile kardeşi “çöpü en son kim attı” tartışmasına  girdiler. bir 10 dakika da onları izledim.

edit: Bu sabah (bir gün sonrası oluyor) masanın üzerinde duran begelerimin su içerisinde olduğunu gördüm. Evde birisi almak için tüm gün uğraştığım belgelerin üzerine su dökmüş ve farketmemiş !🙂 Belgeleri açmaya çalışırken bir miktar da yırtıldılar. Ayrıca teslim etmem gereken 3 belgeden 1 tanesi motorun bagajında sıkışık kaldı ve çıkartamıyorum. Yenisini alacağım. Bıh bıh bıh murphy nin yasaları !

Sonuç olarak ilginç bir gün yaşadım. Ayağım fena değil. Ağrı kesici igne yaptılar etkisi geçince nasıl olarak bilmiyorum. Ancak güzel gezilere gebe olan, çok sevdiğimiz motorumun önü iyicene dağıldı.  Kendisi anısına şu fotograflara bakalım ve hep güzel günleriyle hatırlayalım istiyorum.

Böyle değil :

7 thoughts on “Aman yavrum allah korusun !

  1. Merhaba;
    Geçmiş olsun diyeceğim ama sanırım çoktan geçti:)
    Blogunla bugün tanıştım; ya Pazartesi’den kaynaklı ya da hakkaten ne kadar iyi bilinirse bilinsin uzun uzun İngilizce metinleri okumak can sıkıcı olabiliyor:) Umarım hep zamanın olur da Türkçe/İngilizce yazabilirsin metinleri, seçmek de bana kalır:)
    Sevgiler..
    T.U.

  2. 🙂

    teşekkürler,

    evet haklısın, uygun bir zamanda bloğu bölümlere ayırıp yazılara da “devamını oku” özelliği eklemeyi düşünüyorum .

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s