8 sene önce girişimciliğe ilk adım

Bundan 8 sene önce, 18 yaşında, iş hayatına ilk ciddi adımım olan ReklamGiy‘i hayata geçirdim. ReklamGiy’i harçlığım yetmediği için para kazanmanın yollarını düşünürken tuvalette  aklıma gelen bir fikir olarak bulmuştum. Etrafımdaki herkes “yapma” ve “kendini rezil edersin” deyince, işi ciddiye bindirerek, tek başıma başlamış ve daha sonra ekibe katılan arkadaşlarımla 30 kampüs ve 4 şehir de çalışan, 300 kişilik bir ekip haline getirmiştik. Şans eseri bugün google dan, ReklamGiy grubuna attığım ilk toplu e-maili buldum.

8 sene içerisinde çok şey değişti. İnsanlar genelde bu cümleye bir de “çok şey öğrendim” eklerler. Elbette çok şey öğrendiğim doğru, ama 8 sene önceki e-maile ve ReklamGiy içerisinde yakaladığımız enerjiye baktığım zaman, bazı şeyleri de unuttuğumu farkediyorum. 8 sene içerisinde ReklamGiy‘i büyüttüm, okulu bıraktım, çeşitli reklam ajanslarında çalıştım, TV programı yaptım, okula geri döndüm, botego yu tasarladım, arkadaşlarımla iletken‘i kurdum, büyüttüm, daha sonra en büyük hedeflerimden olan global pazara inovatif ürün sunabilmeyi başaran SocialWire ı yine iletken ekibiyle birlikte kurdum ve San Francisco ya taşıdım. Bütün öğrencilik hayatım boyunca, hatta liseden itibaren yeni birşeyler yapabilmek ve üretebilek için koştum. Sanırım karakterim sebebiyle hiçbir zaman da rahat etmedim, arkama yaslanıp bu iş oldu artık diyemedim. Neyse ki,  19 yaşımdan beri yaptığım hiçbir işi tek başıma üstlenmedim ve hep bir ekip halinde çalıştım. En önemli başarım olarak da kendi eksiklerimi anlamayı ve destek almayı becerdim.

Bütün bunlar içerisinde ReklamGiy’in çok özel bir yeri var. Tamamen amatör ruhla yaptığımız ve amatörlükten grur duyduğumuz bir işti ReklamGiy. ReklamGiy de oturtmayı becerdiğim amatör ruhla profesyönel iş yapma ruhunu hala bir miktar korumaya çalışıyorum. Arada hem başarılar hem de hatalar yapıyorum.

Lafı fazla uzatmadan, ReklamGiy in ilk günlerinde gönderdiğim ve bugün okuduğumda “19 yaşımdayken fikirlerim daha netmiş ve kendimi daha iyi ifade ediyormuşum” dediğim maili paylaşmak istedim. Sırf yaptığım işte değil, gönderdiğim e-maillerde bile eğlenceli, amatör ve sade ruhu özlediğimi farkettim. 19 yaşımda hayatı şu anki halimden daha iyi çözmüştüm sanırım.

29 Mart da toplu gönderilen ilk mail:

>Subject: Reklamgiy Önemli !
>Date: Mon, 29 Mar 2004 07:18:54 +0300
>
>Merhaba Arkadaşlar,
>
>
>
>Ben Reklamgiy’in büyük ve gaddar patronu deniz.
>
>
>Bu maili sitedeki formu dolduran herkese gönderiyorum. Bazılarınızla daha
>önce konuştum ve ne yazık ki bazılarınıza hiç yazamadım. İlk önce bunun
>için özür diliyorum, hiç zamanım olmadı veya üşendim.
>
>
>
>Aşağıdaki mailin bütününde “biz” kelimesini kullanmaya çalıştım. Ben bu
>projeyi tuvalette  otururken buldum ve tek başıma kişisel olarak başlattım.
>Projeyi planladığımda aklıma gelen en pozitif amaç öğrenci gruplarına ürün
>sağlanmasıydı. Mesela bir yiyecek firmasının sponsorluğu sayesinde yemek
>masraflarının karşılanması gibi. Fikri ortaya attığım andan beri bütün bu
>projenin içine katılan ve bir yardımda bulunmak isteyen herkesin ortak
>projesi olarak planlamaya çalıştım. Bu yüzden, bu maili aldığınız andan
>itibaren eğer isterseniz, bu projenin bir parçası olduğunuzu bilin. Ben
>gaddar ve iğrenç bir patron da olabilirim, ama bu sizin buna benzer bir
>çalışmayı kendi kendinize başlatmanıza veya ihtilal yapıp benim yerime
>geçmenize engel değil🙂 Reklamgiy’in şu geçen kısa süresindeki
>çalışmalarında, gerek okul içinde gerekse okul dışında birçok yeni insanla
>tanışma fırsatı buldum. Bazıları yakın arkadaşım oldular ve bence en
>değerli kazanım da bu🙂 (tabii ki para arkadaşlıktan falan daha önemli o
>ayrı  :p)
>
>
>
>Yazdığınız yorumlara ve maillerinize dayanarak bazı sorularınıza cevap
>verecegim. En son ise neler yapabileceğimizi anlatıcam.
>
>
>
>1)      Reklamgiy’in durumu nedir? Sadece İstanbul mu?
>
>
>
>Reklamgiy’in durumu birkaç aydır pek değişmiyor. Kuruluş süresinden
>itibaren yoğun şekilde öğrenciler başvuruyor ancak reklam verenlerin ilgisi
>az durumda. Bunun 2 sebebi var, 1.si bizi bilmiyorlar. 2.si ise bu tarz bir
>reklam kampanyasını benimsemeleri için geçmesi gereken zamana daha
>ulaşamadık. Bu ikisi de bir süre sonra düzelecek şeyler. İlk başlarda iş
>ortağı fikrini tamamen reddetmemize rağmen (Öğrenciye düşen gelir azalmasın
>diye) bir süre sonra bu işe gereken vakti ayıramadığımı gördüm. Bu yüzden
>www.bağımız.net ile bir ortaklık kurduk. Bence bu 2 grubun da geleceği çok
>parlak olabilir.
>
>
>
>Reklamgiy’in şu anda 7 üniversitede takımları var. Bu 7 üniversitenin 4
>ünün organizatörleri çok aktif durumdalar ve bütün toplantılara gelip
>gelişimimiz için fikirlerde bulunuyorlar. Bu yüzden organizatörler sadece
>bize bağlı çalışanlar değil, aynı zamanda yönetim ve gelişimimizde söz
>sahibi kişiler. Zaten hepimiz benzer yaşlarda öğrencileriz.
>
>
>
>Reklam alma konusunda, turkcell fanta burn academix gibi çeşitli firmalarla
>bolbol görüşmeye çalışıyoruz. Ulaşabildiklerimiz ve bizi ciddiye alanlar
>ileride çalışacaklarını söylüyorlar. Ama gelip de “noolur şunları hemen
>giyin” diyen yok tabii ki. Bu mailden sonra fanta’ya istedikleri son
>teklifi göndericem. Hazirana doğru t-shirt giyimi ve fanta kapağı karşılığı
>şenlik konser bileti değişimi projesi istiyorlar. ( Bu konudan en sonda
>bahsedicem)
>
>
>
>Bu 7 üniversitenin 7 si de İstanbul’da. İstanbul dışındaki üniversitelere
>dağılmak için çok yavaş hareket etmek gerekiyor. Buradaki reklam
>çalışmalarında bile kontrolü sağlamak zorken İstanbul dışı bizim için
>uçurum olur. Bu yüzden, şimdilik istanbul ile belki ankara olmak üzere 2
>şehir düşünüyoruz.
>
>
>
>2)      Benim Üniversiteme ne zaman geleceksiniz?
>
>
>
>Üniversitelere dağılma işi şu ana kadar şöyle ilerliyordu:
>
>
>
>Ben tanıdığım ve güvendiğim kişileri üniversitelerde organizatör yapıyorum
>ve onlar kendi takımlarını kuruyorlardı
>
>
>
>Bir süre önce İstanbul Üniversitesinden Fatih ve Serçin’in yeni fikri
>sayesinde zincir tarzı bir genişlemeye geçtik. Şöyle ki, güvendiğimiz
>organizatörler kendi güvendikleri arkadaşlarından diğer üniversitelerde
>organizatör ve takımlar kuruyorlar, bunun karşılığında ise o üniversite
>kendi başına çalışmalara katılabilecek hale gelene kadar bu üniversiteler
>için de ek ücret alıyorlar. ( Oranin organizatörünün üstünden)
>
>
>
>Ancak şimdi gelen başvurular sonucunda 156 kişi olduğumuzu görüyorum. Bu
>durumda benzer bir genişleme süreci değişik olacak. Bu konudan en sonda
>bahsedicem.
>
>
>
>
>
>3) Adam gibi para verin ulan!
>
>
>
>Şimdi burada adam gibi paradan ne anladığımıza göre olay değişiyor. Daha
>önceki ruffles çalışmamızda (evet başka yeni çalışma olmadı ühühü)
>öğrencilere günlük 10 milyon verebilmiştik günlük çünkü biz de reklamgiy
>olarak ancak toplam 15 milyon lira almıştık. Kalan 5 milyon lira
>Üniversitedeki organizatör ile büyük ve gaddar patron arasında
>bölüştürülmüştü. (organizatör daha fazla almıştı)
>
>
>
>Amacımız bir süre sonra öğrencilere günlük 15 er milyon lira verebilmek.
>Ancak bir sonraki çalışmada ilk çalışmaya göre daha yüksek bir para alacak
>olsak da 15’e ulaşamayacak gibi gözüküyoruz. Bu konunun detaylarını iş
>kesinleşince anlatırım.
>
>
>
>Reklam çalışmalarının 10 gün olmasını planladığımızda, bir öğrenci bir iş
>başına 100-150 milyon lira kazanmış olacak.
>
>
>
>3)      Neden liselileri dışladınız?
>
>
>
>Bu tarz yeni oluşumlarda tek bir alanda faaliyet verip piyasadaki yeri ve
>ismi sağlamlaştırmak hayati önemdedir. Bu yüzden Reklamgiy olarak,
>öncelikli hedefimiz Üniversitelerde T-shirt giymek ve bir şeyler dağıtmak
>olacak. Bir süre sonra işler oturunca diğer alanlara da dağılırız. Tabii ki
>arada istisnalar olacaktır. Örneğin geçenlerde daha sonra büyük reklam
>vereceğini düşündüğümüz bir firma bazı dergilerin kafe ve restoranlara
>dağıtılmasını istedi ve biz çantalarımızı kapıp kapı kapı dolaştık. Ama
>nasıl bir işti diye sorarsanız çok gereksiz derim. Fiyat iyiydi ama çok
>yorucuydu. Bizim öncelikli amacımız öğrenciye, okul hayatını etkilemeden
>para kazandırabilmek.
>
>
>
>
>
>
>
>
>
>4)      Neden özel üniversiteler de biz değiliz?
>
>Hö? Her üniversite bize katılabilir böyle bir ayrım yapmıyoruz.
>
>
>
>
>
>
>
>
>
>Beraber neler yapabiliriz?
>
>
>
>Şu anda bir genişleme sürecindeyiz. Bu yüzden elimizdeki kaynakları en iyi
>şekilde analiz etmeye çalışıyorum. Gelen 150 küsür başvuruda gördüğüm
>kadarıyla çok farklı üniversiteler ve farklı isteklerde insanlar var.
>
>
>
>
>
>Genişleme prosedüründe karşılıklı güven en büyük gücümüz. Bugün bu projenin
>bir üniversitede dahi düzgün yürümediği farkedilirse, bütün proje batar ve
>hepimiz sadece gazetelere çıkmış ve işi becerememiş gençler diye tanınırız,
>sokakta insanların yüzüne bakamayız, ailemiz bizi dışlar, sınır dışı
>ediliriz ve üzerimize tren düşer.
>
>
>
>Ama bunların olmaması için genişleme sürecinde itinalı davranmaya
>çalışıyorum. Şu an aslında yapmak istediğim insanları üniversitelerine göre
>düzenleyip, size kendi aranızda organizatör seçtirtmekti. Böylece hem
>kendiniz kendi takımınızı yaratır hem de beraberce kimin bu isi daha rahat
>yapabileceğine karar verirdiniz. Sonrasında ise yapacağımız toplantıda
>detayları konuşur, bir karar verirdik.
>
>
>
>Ama potansiyel bir bilgisayar mühendisi olarak hayatımda en son öğreneceğim
>işkence program excell yüzünden şu anda bununla uğraşamıyorum.
>
>
>
>Sizden isteğim, lütfen kısa bir sürede gerçekten organizatör olma konusunda
>istekli olan ve bu sorumluluğu alabilecek sosyal birikim ve kişisel ahlak’a
>sahip olanlarımızın aşağıdaki bilgilerle birlikte bana mail atmalarını rica
>ediyorum. Aşağıda şu anki üniversitelerimizdeki organizatörlerin iletişim
>bilgileri var.
>
>
>
>1)      Üniversitesinin adı ve yeri
>
>2)      Üniversitedeki öğrenci ve çalışan sayısı (yakın bir değer de
>olabilir)
>
>3)      Kaç kişi bulabileceği
>
>4)      Akademik olarak ne gibi sorunlar çıkabileceği
>
>5)      Okullarının açılış, kapanış, final ve bahar festivali tarihleri
>
>
>
>
>
>
>
>Sonrasında hep beraber oturur ve bir karar veririz. Şu anki hali hazır
>takımlarımız en az 120 kişi bulabilecek durumda. Aramızdaki 150 nin 80’inin
>de bu çalışmalara katılmaya hazır olduğunu düşünürsek 200 kişilik bir
>takımız. Bu bize kendi reklamımızı yapmak için üstün bir güç sağlar.
>
>
>
>Koç Üniversitesi
>M.Deniz OKTAR
>
>Bil Müh 1. Sınıf
>
>deniz.oktar@reklamgiy.com
>
>0533 477 63 58
>
>icq: 14906539
>
>(lütfen maili tercih edin)
>
>
>
>
>
>
>İstanbul Üniversitesi
>
>
>
>Fatih & Serçin & Burcu
>
>3 ü adına Fatih ile iletişime geçebilirsiniz.
>
>
>
>Fstih Mıstaçoğlu
>istanbul üniversitesi
>fen fakültesi
>biyoloji bölümü 4.sınıf
>maximus_mamboss@hotmail.com
>
>
>
>
>
>Bilgi Üniversitesi
>
>
>Işıl & Burcu 2 (Dolapdere kampüsü )& Fatih Mıstaçoğlu (kuştepe kampüsü)
>
>
>
>Kuştepe için Fatih’e, dolapdere için Işıl’a ulaşabilirsiniz.
>
>Işıl Çinmen
>
>Bilgi üniversitesi
>
>Medya ve iletişim sistemleri
>
>isilcinmen@hotmail.com
>
>Yıldız Teknik Üniversitesi (Davutpaşa kampüsü)
>
>
>Melis Elçim Topçu ve Fatih (super fatih de diyebiliriz)
>
>Siyaset Bilimleri ve Ulus.İliş.
>
>lauragassi@yahoo.com
>
>
>Yeditepe ve İTÜ
>
>
>Şu an için bu iki üniversitenin durumu karışık. Zincir sistemine bağlılar.
>Buralardaki arkadaşlar lütfen bir süre sonra bana mail atın ben sizi
>yönlendiriricem.
>Sabancı Üniversitesi
>Mustafa Demirkol
>
mustafa@su.sabanci.edu>
>
>
>Son durum böyle. Konu hakkında kafanıza takılan birşey olursa
>sorabilirsiniz. Umarım cevap atacak zamanı bulurum.
>
>Görüşmek üzere
>
>
>
>M.Deniz OKTAR
>
>www.reklamgiy.com
>

One thought on “8 sene önce girişimciliğe ilk adım

  1. Fikrin aklınıza tuvalette gelmesi ve bunu mailde belirtmek iyi cesaret. Sizi ciddiye alan bir kitle yakalamissiniz. Garip olan su 2004 den bu yana reklamgiy ilk defa duymam.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s